Hacim küçültmede sona mı geldik?

Üreticiler gerçek yaşam emisyon değerlerinin ölçülmeye başlaması sonrası hacim küçültmenin aslında o kadar da etkin bir çevre koruma tekniği olmadığına karar verdi.
9 Kasım 2016

Aslında otomotiv sektörüyle hükumetler arasında sessiz bir anlaşma var gibiydi. Otomotiv sektörü gerçekçi olmayan veriler yayınlıyor, hükumet organları da bunlara inanıyormuş gibi yapıyordu. Sonra VW’nin çizgiyi geçen, işi otomasyona vuran cihazı ortaya çıktı ve bu yazılmamış anlaşma bozulmuş oldu. Artık tüm dünya otomobillerin gerçekten temiz olmasını istiyor.

Eski düzende küçük hacimli motorlar birer pırlantaydı. Büyük turbo beslemeler yardımıyla üst devirlerde beklenen yüksek çekiş gücünü sunarken, turbonun tam olarak uyanamadığı alt devirlerde de temizmiş gibi görünüyorlardı. Aslında bunu küçük hacimli ama güçlü bir motorla haşır neşir olmuş herkes anlamıştır. 2,0 litre hacimli motorlarla aynı gücü ve torku üreten 1,6 litrelik bir motor tıpkı 2,0 litrelik motorlar kadar yakıt tüketiyordu. Bunun istisnası olan ancak bir iki tane üretim vardı. Sonuçta yakıt tüketmek emisyon üretmek anlamına geliyor, yani küçük hacimli motorlar gerçek hayatta güç eşleniği büyük hacimli motorlarla aynı emisyonu üretiyor. Gerçek hayat emisyon değerleri normlarla kıyaslanmaya başladığında işte bu gerçekle yüzleşeceğiz.

Tam da bu anda otomotiv mühendisleri ani bir aydınlanma yaşadı ve tüm firma temsilcileri ağız birliği etmişçesine hacim küçültmenin aslında o kadar da etkili bir emisyon kontrol metodu olmadığını, aslolanın makul hacimli motorlarda yapılacak çalışmayla emisyonu kontrol altına almak olduğuna karar verdi.

Şimdiki durumda sektörün genel görüşü, dizel motorların ömrünün son demlerini yaşadığı, benzinli motorlarda 1,2 litrenin ve dizel motorlarda da 1,4 litrenin altındaki hacim sınıflarının yeterliliğinin tartışılmaya başlanacağı yönünde. Biz burada kimi üreticilerin 1,0 litrelik motorlarla başardıklarını ayrı tutmak istiyoruz ama 1,0 litrenin altında hacme sahip motorlarda henüz elle tutulur bir tanesine rastlamadık.

Sonuç olarak bir dönemin daha sonuna geliyoruz. Önümüzdeki dönemde V8’ler eski günlerine geri dönemeyecek, 3,0 litrelik motorlar onların yerini yetirince iyi dolduruyor ama her yeni nesille daha da küçük motorlara sahip araçlar da görmeyeceğiz. Örneğin VW Grubu 1,0 litrelik TSI’dan daha aşağıya inmeyecek, Renault muhtemelen 0,9 litrelik motorunun varlığını sorgulayacak, Fiat 2 silindirli Twinair ile tarihte hoş bir sayfaya sahip olacak.