Hyundai bir değişim içinde. Bu değişimin en belirgin unsurları mevcut modellerinde görülen tasarım farklılıkları. Tabii bu değişim sürerken genişlemeyi de atlamamak lazım. Yeni modeller, değişen müşteri taleplerini yerine getirmek için sürekli gelmek zorunda. Bayon da onlardan biri; küçük sınıfa ait bir SUV. Bu sınıfta Hyundai bugüne kadar tam bir temsile sahip değildi. Kona biraz iri ve pahalı kaçıyordu ve bu da rakipler için meydanın boy olduğu anlamına geliyordu. Yine de Bayon Hyundai’nin küçük sınıftaki ilk SUV’u değil. Bu konumu dolduran Creta ve Venue isimli iki model daha var ama ikisi de Avrupa’ya uygun değil. Bayon, Hyundai’nin Avrupa pazarı için hazırladığı ilk küçük SUV’u. Evet Hyundai iri bir kütle ve bolca modele sahip.

Konumuza geri dönecek olursak; Bayon i20 temeli üzerinde yükselen bir model. 4,18 metrelik boyuyla Kona’dan biraz daha uzun fakat aks mesafesi 2,58 metre ile Kona’nın 2 cm gerisinde. İki modelin genişlikleri arasında da Kona lehine 2 cm’lik bir fark bulunuyor. Yükseklik konusundaysa Kona 5 cm’lik farkla ile öne çıkıyor. 411 litrelik bagaj hacmi ise sınıf ortalamalarına uygun ve bu ortalamanın gerisinde kalan Kona’dan daha büyük. Sonucun basit bir nedeni var, Kona’nın aksine Bayon sadece geleneksel motor seçeneklerine ve önden çekişe sahip olacak. Yani bagaj alanı çok daha rahat şekillendirilmiş. Anlayacağınız Bayon’un boyutları çok hassas bir konumlandırma mücadelesi sonunda belirlenmiş. Sonuçta sınıfı için yeterli ama ağabeyini de çok üzmeyecek boyutlara sahip.

Markanın SUV kimliğini taşıması için Bayon’un tasarımında yeni modellerinden aldığı kimi detayları serpiştirmiş. Sonuç olarak çift katlı farlar ve bolca kırık çizgisi artık bir Hyundai tasarım klasiği olma yolunda. Arka tasarım biraz daha ilginç, Pontiac Aztec’in zamanının çok ötesinde tasarımının zamana uydurulmuş bir hali gibi görünüyor. Tasarım beğenisi göreceli bir kavramdır ama Bayon’un, en azından fotoğraflarda Kona’dan daha SUV gibi göründüğünü düşünüyoruz.

Bayon’un dış tasarımına bakınca yepyeni bir model görmek mümkün ama kapıları açıp içeriye geçtiğinizde bulduğunuz i20’nin ta kendisi oluyor. Kokpit değiştirilmeden alınmış. Yani i20’nin iyi ve kötü özellikleri korunuyor. Bunun anlamı malzemelerin bazı yerlerde daha iyi olmasını isteyebileceğiniz ama örneğin teknoloji kullanımındaki bonkörlüğü de seveceğiniz. Donanıma göre iki adet 10,25 inçlik ekran, kablosuz telefon yansıtma, kablosuz şarj ya da yüksek performanslı Bose ses sistemi gibi özellikler gözünüzü boyamaya yetecektir. Gösterge tablosu ve multimedya ekranı için kullanılan ekranlar, premiumlar hariç pazarın en iyileri arasında. Dahası multimedya sisteminde kullanılan arayüz de bir o kadar başarılı. Arka koltuklardaki alan sunumu hakkında konuşmak için erken ama i20’nin bu konudaki başarısı göz önünde bulundurulunca daha yüksek yapılı Bayon’un başarısız olması beklenmez.

Teknik konulara geçersek; Bayon i20 altyapısıyla birlikte doğal olarak onun bileşenlerini de almış. Önde MacPherson arkadaysa torsiyon çubuğu genel süspansiyon yapısını oluşturacak. i20’nin sert süspansiyon ayarlarını düşünürsek daha yüksek yapılı Bayon’nun daha da sert olması beklenebilir. Tabii bu şimdilik dedikodu gibi, kesinleştirmek için Bayon’la tanışmayı beklemek gerek. Motor seçenekleri de aynı şekilde i20’den taşınıyor. 1,0 litrelik turbo beslemeli motorun 100 HP ve 120 HP güç üreten versiyonları yanında mild-hibrit versiyonu da ürün gamında olacak. Bu motorla manuel şanzımanın yanında 7 vitesli çift kavramalı DCT şanzıman da sunulacak. Türkiye pazarı içinse daha geniş bir motor yelpazesi üzerine çalışılıyor. 1,4 litrelik benzinli motor da manuel şanzıman ve 6 vitesli otomatik şanzıman seçenekleriyle ürün gamına dahil edilecek. Ve giriş seviyesi için 1,2 litrelik atmosferik beslemeli motor/manuel şanzıman ikilisi ürün gamında sunulanlar arasında olacak.

Hyundai Bayon’un satışına yaz öncesi başlanması bekleniyor.