Honda tasarımları deniz gibidir. Bazen durudur; çarşaf gibi dümdüzdür ve içini dışını bir bakışta görürsünüz. Bazen  de kudurur, dalgalanır, sizi boğmaya çalışır. Neyse ki, her deniz gibi Honda tasarımları da mevsimlerine çok sadıktır. Bir sakin bir kabarık gider durur. Ne zaman ne bekleyeceğinizi çok iyi bilirsiniz. Örnek mi? Mevcut Civic nesli Honda tasarımlarının dalgalı bir denizi andırdığı döneme ait. 2021’in son çeyreğinde piyasaya sunulacak olan bir sonraki nesilse dibi görünen sakin bir deniz gibi olacak; hatta oldu bile: Bu dingin tasarımın ilk tanıtımı, Kuzey Alerika pazarı için hazırlanmış Honda Civic Sedan ile yapıldı.

Öncelikle tasarımdan bahsetmek lazım ama bu konu pek taze değil. Zira Honda, yıllardır yaptığı gibi üretim modelini neredeyse hiçbir değişiklik olmadan konsept olarak tanıtmıştı ve biz de bu tasarımı aylar önce gördük. Sonuçta daha sade, daha olgun ve belki de daha durağan bir Honda Civic nesli ile karşı karşıyayız. Civic’in boyutlarındaki değişim gerçekte önemli. Güncel neslin 4,66 metrelik boyu 1 cm’lik artışla 4,67 metreye çıkmış. Asıl önemli olansa aks mesafesinin 2,70 metreden 2,73 metreye uzamış olması. Bu da zaten oldukça iyi yaşam alanı sunan Civic’in daha da iyisine hazırlandığını gösterebilir. Kuzey Amerika pazarı için açıklanan verilere göre bagaj hacmi 419 litre ile güncel neslin 100 litre gerisinde gibi görünüyor ama bunu kesinleştirmek için biraz daha beklemek iyi olabilir.

Yenilikler iç mekanda da sürüyor. Sadelik konusunda belki abartılmış kokpit yapısı seçkinliği de birlikte sunma iddiasında. Tek bir panelin arkasına gizlenmiş havalandırma çıkışları bu ikilinin bir arada olmasını kolaylaştırabilir. Yeni malzemeler ve yeni kumandalarla kalite algısında sıçrama beklemek de mümkün gibi görünüyor. Neyse ki Honda fiziki düğmeler ve ayrıştırılmış kumandalardan vazgeçmemiş. Kötü bir dijitalleşme bu şık kokpiti kullanılmaz kılabilirdi. 7 veya 9 inçlik dokunmatik ekranlar üzerinden kablosuz telefon yansıtmaya (Apple CarPlay ve Android Auto) ya da bir Civic neslinde ilk defa kullanılacak olan yüksek performanslı Bose ses sistemine kumanda etmek mümkün olacak. Bunun dışında 7 inçlik bilgi ekranı ya da 10,2 inçlik dijital gösterge tablosu da sürücüye bilgi aktarmak için kullanılacak. Saklama alanları ve bağlanma seçenekleri konusundaki cömertliğin mevcut nesildeki gibi devam ettirileceğini söylemek ilk fotoğraflara bakarak bile mümkün.

Teknik konular tahmin edersiniz ki biraz daha karanlık, zira Kuzey Amerika pazarı bizimkinden çok daha farklı bir pazar. İlk etapta baz motor olarak 2,0 litre hacimli ve atmosferik beslemeli bir benzinli ve 1,5 litre hacimli ve turbo beslemeli bir diğer benzinli motor sunulacak ve bunların ikisi de standart olarak CVT otomatik şanzımanla gelecek. İlk duyumlar bizim de ilk etapta turbo beslemeli benzinli motorla başlayacağımız yönünde. Önde MacPherson arkadaysa çok kollu bağımsız akstan oluşan süspansiyon sistemi varlığını sürdürüyor ama hem arttırılan burulma direnci hem de detaylı bir şekilde elden geçirilen süspansiyon ve direksiyon sistemleri sayesinde bugün olduğundan daha dinamik bir sürüş sergilemesi bekleniyor. Sonuçta bunların tamamını aracı kullandığımızda göreceğiz ki onun için de çok fazla zaman kalmadı; Honda yeni Civic neslini sonbahar aylarında Türkiye’de satışa sunmayı planlıyor.