VW Grubu kompakt sınıfın yenilenmesinde sona yaklaşıyor. 8. nesil VW Golf, ardından Skoda Octavia yeni nesilleriyle tanıtıldı. Tanıtımlara katılacak olan son model Audi A3 ama ekselansları için yılın ortalarını beklememiz gerekli. Şu andaki konumuz ise grubun Akdenizlisi ve tanıtılan 3. model olan Seat Leon.

Yeni Leon nesli, tıpkı 8. Golf nesli gibi selefinin evrim geçirmiş bir kopyası gibi görünüyor. Burun tasarımı yaya koruma normlarına uyum sağlasın diye uzatılmış ve arka tasarımı da Kia Sportage’a benzesin diye elden geçirilmiş. Fakat değişim bununla sınırlı değil. Boyutları neredeyse hiç değişmeyen Golf’ün aksine Leon gözünü bir üst sınıfa çevirmiş gibi ama neyse ki hala HB karosere sahip: 4,37 metrelik boyu selefinden 8,6 cm daha uzun. Dahası bu uzamanın neredeyse tamamı aks mesafesinden geliyor: 2,69 metrelik aks mesafesiyle Leon hem Octavia ile aynı aks mesafesine sahip olmuş hem de artık bütün kompakt sedanlarla rekabet edecek hale gelmiş. Bu artışın etkisinin en iyi görüleceği yer elbette arka koltuklarda sunulan diz mesafesi olacaktır. Bu bölümde havalandırma çıkışlarından USB portlarına ve ısı ayarına kadar bir dizi daha yenilik bulunuyor. Yani yeni Leon arka koltuklarıyla müşteri avlamaya çalışacak. Ebatlardaki değişimin tamamı arka koltuk yolcuları için harcandığı için bagaja pek bir şey kalmamış ama selefiyle aynı olan 380 litrelik hacim zaten yeterli.

Otomobilin kokpiti de bolca farklılığa sahip ama bu bölümün tüm sürprizleri Golf lansmanında açıklandığı için artık pek ilginç değil. Büyük bir dokunmatik ekran Leon’un bütün fonksiyonlarını barındıracak. Klima ayarlarından araç ayarlarına, multimedyadan bağlantılara kadar tüm sunumları bu ekran üzerinden yönetmek gerecek. Bu da kokpiti düğmelerden arındırılmış bir alan haline getiriyor. Havalandırma çıkışları biraz alçak konumlu ve vites konsolu da sadelikten nasibini almış. Porsche 911’den alınmış gibi görünen vites kolunun narin yapısının yanında bir iki tane düğme görmek bazılarının içini rahatlatacaktır. Kokpitin diğer sunumları da beklenenden farklı değil: Bir diğer büyük LCD ekran gösterge tablosu olarak kullanılacak ve far kumandaları bile dokunmatik düğmelerle yapılacak.

Karoserin içindeki evrimden farklı olarak, altında evrim içinde devrim tanımı kullanmak daha doğru olacaktır. MQB altyapı kullanılmaya devam ederken motor seçeneklerine yenileri eklenmiş. 1,0 litrelik ve 1,5 litrelik TSI motorlar hala baştacı. 90 ve 110 HP güç üreten 1.0 TSI’ın yanında 130 ve 150 HP güç üreten 1.5 TSI motorlar sunulmaya devam edecek. Dizel cephesinde 1,6 litrelik dizel motor Leon’daki hayatına da son veriyor ve yerini 2,0 litrelik bir dizele bırakıyor. Bizim açımızdan 1.6 TDI’ın yerini doldurma görevi ise eTSI olarak anılacak olan mild hibrit ve eHybrid olarak anılacak olan prizden şarj edilebilen hibritte olacak.

Mild hibrit opsiyonları biraz daha çekici olduğu için onlardan başlamak daha iyi olabilir: 1,0 litrelik ve 1,5 litrelik TSI motorların güçlü versiyonları, eğer eTSI olarak anılıyorlarsa 48V elektrik sistemine sahip oluyor ve kayışla motora bağlanan bir elektrik motoru hem marş motoru hem de yardımcı motor görevlerini üstleniyor. Küçük bir lityum-iyon pile sahip olan bu versiyonlar DSG şanzımanla birlikte sunulacak ve hem performans, hem tüketim ve hem de emisyon açısından normal versiyonlara göre belirgin farka sahip olacak, imiş. Plug-in, yani prizden şarj olabilen eHybrid versiyon ise tamamen farklı bir kuruluma sahip: 1,4 litrelik TSI motor, 13 kWs’lik pilden güç alan bir elektrik motoruyla birlikte çalışarak 204 HP sistem gücü üretebiliyor. Bu versiyon eTSI’lardan farklı olarak sadece elektrik motoruyla ilerleyebiliyor, hatta Seat’ın iddiasına göre bunu 60 km’lik bir menzilde yapabiliyor. 6 vitesli DSG şanzımanla birlikte sunulacak bu versiyon gerçekten merak uyandırıcı ama tabii fiyatı sahiplenme söz konusu olduğunda meraktan fazlasını gerektirecektir.

Son olarak Leon hem gelişmiş bir yardımcı sistem ağına hem de daha da gelişmiş bir bağlanabilirliğe sahip olacak. Birincisi her coğrafyada avantaj ama ikincisinin anlamı bizim coğrafyada zorlanacağı. Zira bağlanabilirlik eSIM adı verilen elektronik bir hatla sağlanıyor ve Türkiye Cumhuriyeti kanunları yabanca hatların kullanımı kısıtladığı için üretim hattına Türkiye kaynaklı hatların eklenmesi gerekiyor. Sonuç olarak Porsche 911’in ülkemizde satışını 1 yıl, BMW 3 Serisi’ni 6 ay geciktiren de bu sorundu ve pek tabii ki Leon da bu durumdan etkilenecek. Yani yeni nesil Seat Leon’u ülkemiz yollarında görmeden önce en azından Eylül ayını beklememiz gerekecek.