Lüks otomobil dünyasında 1990’ların başında yaşanan rekabet, özellikle 12 silindirli motorların hüküm sürdüğü bir dönemde zirveye ulaşmıştı. 1991 yılında Auto Motor und Sport tarafından gerçekleştirilen efsanevi karşılaştırma, Alman lüks sedanlarının iki devi olan Mercedes 600 SEL (V140) ve BMW 750iL (E32) modellerini masaya yatırıyor. Aradaki ciddi fiyat farkına rağmen, bu iki otomobilin sunduğu deneyim otomobil tarihindeki yerini koruyor.
Rekabetin Doğuşu
BMW, 1987 yılında 750i modeliyle İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemde Alman üretimi ilk 12 silindirli seri üretim otomobili piyasaya sürerek Mercedes’i zor bir duruma sokmuştu. O döneme kadar W126 kasa S-Serisi ile lüks segmentin mutlak hakimi olan Mercedes, BMW’nin E32 kodlu 7 Serisi ile karşılaştığı ciddi tehdide karşı 600 SEL modeliyle yanıt verdi. Ercole Spada ve Claus Luthe imzalı tasarımıyla 7 Serisi, beş metrelik uzunluğuna rağmen sunduğu zarif siluetle sınıfa yepyeni bir soluk getirmişti.

Teknolojik Üstünlük Arayışı
BMW, 7 Serisi ile Mercedes’in W126 dönemindeki liderliğini teknik yeniliklerle sarsmayı başarmıştı. Bavyeralı üretici; elektronik kontrollü otomatik vites kutusu, park mesafe sensörleri ve dünyada bir ilk olan xenon far teknolojisi ile donanım listesinde fark yaratmıştı. Mercedes ise 600 SEL ile bu rekabete çok daha ağır ve görkemli bir yanıt vererek güç dengelerini değiştirmeyi hedefledi. Bugün hala tartışılan 60.000 Marklık fiyat farkı, bu iki ikonik model arasındaki mühendislik ve prestij anlayışının ne kadar farklı olduğunu gözler önüne seriyor.
Kaynak: www.auto-motor-und-sport.de
