Elektrikli otomobil dünyasında tercihler radikal bir şekilde değişiyor. Yeni araç platformu Carwow’un 2026 yılı ilk beş aylık verilerini içeren analizine göre, tüketiciler elektrikli araç sahibi olmak yerine leasing (kiralama) yöntemine yöneliyor. Bu eğilim, geleneksel içten yanmalı motorlu araçların satın alma odaklı pazar yapısıyla keskin bir tezat oluşturuyor.
Elektrikli Araçlarda Leasing Hakimiyeti
Veriler, elektrikli araçlara yönelik leasing talebinin diğer tüm motor tiplerini geride bıraktığını ortaya koyuyor. Elektrikli modeller için yapılan leasing başvuruları, toplam başvuruların yüzde 71,5’ini oluştururken, bu oran yıllık bazda yüzde 205’lik bir artışa işaret ediyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse; benzinli araçlar yüzde 21,1 ile ikinci sırada yer alırken, hibritler yüzde 5,9 ve dizel araçlar yalnızca yüzde 1,5 pay alıyor. Genel pazarda ise doğrudan satın alma, yüzde 61,3 ile hala baskın yöntem konumunda.
‘Kullanmak Sahip Olmaktan Önemli’
Carwow Almanya Genel Müdürü Arne Stöcker, bu değişimi sadece ekonomik değil, aynı zamanda bir yaşam tarzı dönüşümü olarak nitelendiriyor. Stöcker, özellikle genç nesiller ve modern aileler için aylık sabit ödemelerin, mülkiyet gururundan ve satış anında karşılaşılan yüksek değer kaybı riskinden daha cazip geldiğini belirtiyor.

Teknolojik Riskler Leasing ile Yönetiliyor
Elektrikli araçlarda leasingin tercih edilmesinin temelinde teknolojik belirsizlikler yatıyor. Batarya ve yazılım teknolojilerinin hızla geliştiği bir dönemde, araç sahipleri ellerindeki modelin kısa sürede eskiyeceğinden endişe ediyor. Leasing, kullanıcılar için adeta bir ‘teknolojik hava yastığı’ görevi görerek, sürücülerin her zaman en güncel teknolojiye sahip araçları kullanmalarını sağlarken, ikinci el değer kaybı riskini de ortadan kaldırıyor.
Kaynak: www.auto-motor-und-sport.de

