Daha dün gibi: Jaguar tarihinin ilk SUV’u olan F-Pace’i 40 gün 40 gece süren kutlamalarla tanıtmıştı. E-Pace, yani F-Pace’in küçük kardeşi o kadar coşkulu karşılanmadı ama aslında ondan çok daha önemli. Çünkü rakipleri F-Pace’in rakiplerinden çok daha zayıf. Yani başarı şansı ağabeyinden daha fazla. O zaman hoşgeldin E-Pace diyelim ve ayrıntılara girelim.

E-Pace’in boyu 4,39 metre, aks mesafesiyse 2,68 metre. Böylece karşısında rakip olarak Audi Q3, BMW X1 ve Mercedes GLA’yı görüyor. Tabii VW Tiguan’dan başlayıp uzayan diğerleri listesi de var. Ama premium markalar arası rekabette başka bir modelin kendisine E-Pace’den daha iyi bir fikstür bulma ihtimali de yok. Eğer birilerini Alman triosundan koparacaksanız, bu kompakt SUV/crossover müşterileri olacaktır. Şimdi önemli olansa Jaguar’ın bu fırsatı iyi değerlendirip değerlendirmediği.

Önceliği motor seçeneklerine verelim ki kimseyi boşuna heveslendirmiş olmayalım. Malumunuz Jaguar-Land Rover yeni geliştirdikleri ve Ingenium olarak adlandırdıkları motor ailesine çok güveniyor ve E-Pace de bu ailenin tüm üyelerine sahip olacak. Bunun anlamı tüm motorların hacminin 2,0 litre olacağı. Yani bizim için vergi-savar bir motor ufukta bile görülmüyor. Yelpazede temel olarak iki motor söz konusu ama bu motorların farklı güç seviyeleriyle 5 seçenek ortaya çıkıyor. 2,0 litrelik benzinli motorun P250 kodlu versiyonu 249 HP güç ve 365 Nm tork üretiyor, P300 kodlu versiyonuysa 300 HP güç ve 400 Nm tork üretiyor. Bu iki motor sadece 4 tekerlekten çekiş ve 9 vitesli otomatik şanzımanla sunulacak. Dizel cephesindeyse 2,0 litrelik hacimden 150 HP güç ve 380 Nm tork üreten motor (D150) bazı oluşturuyor. Aynı motorun 180 HP güç ve 430 Nm tork üreten versiyonu (D180) orta seviyede yer alırken, çift turbo beslemeyle 240 HP güç ve 500 Nm tork üreten versiyon da (D240) tepe noktasını gösteriyor. Baz motor önden çekiş ve manuel şanzıman, 4 tekerlekten çekiş ve manuel şanzıman ya da 4 tekerlekten çekiş ve 9 vitesli otomatik şanzımanla tercih edilebiliyor. 180 HP güç üreten versiyonda 4 tekerlekten çekiş standart olarak gelirken manuel ve 9 vitesli otomatik arasında şanzıman tercihi yapılabiliyor. En güçlü versiyonu isteyenlerse 4 tekerlekten çekiş ve otomatik şanzımanı sevmek zorunda ki bu kadar çok güç ve torkla uğraşmak için bu ikisi iyi birer yardımcı olacaktır.

Teknik detaylarda belki gözünüze çarpmıştır, E-Pace önden çekişli baz üzerine kurulu bir araç. Öncelikle bu diğer kompakt sınıf üyesinin, muhtemelen bir kompakt hatchback ve 4 kapılı coupe benzeri bir sedanın geleceğine yönelik haberlerin doğrulaması anlamına geliyor. İkinci olaraksa bilindik Jaguar sürüş keyfinin tehlike altında olduğu anlamına da gelebilir. Jaguar bu konuda hassas davranmış. Sonuçta İngiliz üreticinin ikinci bir X-Type vakasına sabrı yok.

Sadece önden çekişli olarak sunulacak baz versiyonlara yardım etmek zor. Bu konuda süspansiyon geometrisi konusundaki uzmanlıklar ve elektroniklerin iyi ayarlanmış olmasına güvenmek gerekli. 4 tekerlekten çekişli versiyonlardaysa aktif bir kavrama sistemi devreye giriyor. Aktarma şaftının orta kısmında yer alan kavrama sayesinde normal sürüşte E-Pace önden çekişli çalışıyor ki bu neredeyse sınıfın tüm 4 tekerlekten çekişli üyeleri için değişmez kural. Sportif bir sürüş beklendiğinde, bu şaft tüm gücü arka aksa gönderip aracı arkadan çekişli hale getirebiliyor. Bunun dışında aktif diferansiyel sayesinde arka aks torkla yönlendirme de yapabiliyor ve bu sırada gücün tamamı tek bir arka tekerleğe gönderilebiliyor. Adaptif amortisörler, kademesiz ve bağımsız ayarlanabiliyor ve bu sayede her bir tekerleğin anlık duruma uygun desteği görmesi sağlanıyor. Tüm bunların sürüşe etkilerini denemeden söylemek imkansız ama Jaguar’ın iddiasına göre bu kompakt SUV, markanın sporcu üyesi F-Type’ın sürüş dinamiklerine ve keyfine F-Pace’den çok daha yakınmış.

Otomobilin iç mekanında sunulanlar bilindik Jaguar unsurlarından ibaret. 10 inçlik büyük bir ekran merkezi kumanda görevine sahip ve kaliteli malzemelerle çevrilmiş kokpit de premium rekabet için bir hayli iddialı olmak zorunda. E-Pace’in bagaj hacmi 577 litre olarak açıklanmış. Bu değer muhtemelen yedek lastik olmaksızın yapılmış bir ölçümün sonucu ama rakiplerine göre yine de iyi bir değer. E-Pace son dönem yeni tanıtılan tüm modeller gibi karmaşık bağlantılar sunmayı başarmış. İsteyen akıllı saatinden araca bağlanıp yakıt seviyesi gibi bilgilere ulaşabilecek. Kabinde 5 taneye kadar USB bağlantısı sunulması aile boyu telefon şarj etmeye çalışanları sevindirecektir.

Avusturya’da Magna-Steyr tarafından üretilecek olan E-Pace ilk müşterilerine 2018’in ilk aylarında teslim edilecek. Muhtemelen ülkemize gelişi de aynı tarihlerde olacaktır. Fiyat konusundaysa basitçe Audi Q3 2.0 TDI ve BMW X1 20d örnek alınabilir ki bu iki model de şu anda 280 bin TL’lik satış fiyatına sahip.