Golf, VW ürün gamının bel kemiği, idi. SUV akımına kadar çok satanlar listesinin zirvesinde ve VW’nin kasalarının her daim dolu olmasının arkasındaki güçlerden de en önemlisiydi. Çünkü Golf, sınıfının ve kendisinin ötesinde baz VW imajının da kaynağını oluşturuyordu. Kompakt sınıftaki bir HB ama kalitesiyle ve şaşırtmayan içeriyle VW’nin yapmaya çalıştıklarının da bir göstergesi. Şimdilerdeyse bu görev T-Roc’ta, çünkü en VW gibi VW, artık T-Roc.

Bu durum ikinci neslin geliştirilmesinde büyük bir yük anlamına geliyor. Tabii reçeteye her zamanki gibi yine dokunulmamış: MQB yerine artık MQB Evo altyapı kullanıyor, TSI motorlar da yerini e-TSI motorlara bırakmış. MQB Evo, T-Roc’un en önemli avantajı. Zira küçük sınıfta olmasına rağmen kompakt sınıf ve üzerine ait bir altyapıya sahip. Bu sayede de bir üst sınıfın elektronik ve yürüyen aksam ayarlarını kullanabiliyor.

Altyapısından bağımsız olarak yeni nesille birlikte T-Roc biraz irileşmiş: Boyu 12 cm artışla 4,37 metreye ulaşırken aks mesafesi 3 cm’lik sınırlı artışla 2,63 metreye ulaşmış. Yani kimsenin şikayet etmediği iç mekan genişliği pek değişmemiş olmalı ama bagajı 30 litrelik artışla 475 litreye ulaşmış.

Kokpit, bilindik şekilde son dönem VW modellerinin tamamıyla aynı. Kocaman bir ekrana yüklenmiş bir dünya fonksiyon yeni yazılım tarafından yönetiliyor. Tiguan’dan tanıdık çoklu kumanda birimi T-Roc için de sunuluyor ve fiziki direksiyon düğmeleri ve bağımsız arka cam kumandalarıyla taçlandırılıyor.

Motor seçenekleri konusunda da sürpriz yok, 1.5 litre hacimli motorun 48V elektrik sistemli hafif hibrit versiyonu, 7 vitesli DSG şanzıman ile sunulacak. 2,0 litrelik motorla birlikte 4Motion 4 tekerlekten çekiş sistemi de sunulacak ama biz küçük motorla yetinmeye devam edeceğiz. İlerleyen dönemde ürün gamına gerçek hibrit versiyonlar da eklenecek ama bu motorlar sıfırdan geliştirileceği için henüz herhangi bir bilgi bulunmuyor.


