Lüks otomobil tutkunlarının rüyalarını süsleyen o tok egzoz sesi ve pürüzsüz çalışma karakteri, artık Avrupa yollarından sessizce çekiliyor. Otomotiv dünyasında gücün ve prestijin simgesi olan Mercedes-Benz V12 motorlar, Avrupa Birliği’nin katı Euro 7 emisyon standartlarına takılarak kıtadaki yolculuğunu noktaladı.

Emisyon Standartları ve Maliyet Baskısı
Kilometre başına 305 gram CO2 salınımı yapan bu devasa ünite, sadece yüksek vergi cezalarına maruz kalmakla kalmıyor, aynı zamanda güncel çevreci düzenlemelere uyum sağlamak için gereken mühendislik maliyetlerini de amorti edemiyordu. Mercedes, pazarın daralması ve operasyonel verimlilik hedefleri doğrultusunda, bu niş motoru geliştirmek yerine Avrupa pazarından çekmeyi tercih etti.
Alternatif Güç Üniteleri Devrede
V12’nin vedasıyla birlikte Mercedes, stratejisini hibrit teknolojilerine ve daha verimli V8 motorlara kaydırdı. Avrupa’da S680 etiketi artık 612 beygir gücü ve 850 Nm tork üreten 4.0 litre biturbo V8 ile temsil ediliyor. Öte yandan, 510 beygir gücüne ulaşan şarj edilebilir hibrit (PHEV) seçenekleri, sadece performans değil, aynı zamanda düşük emisyon değerleriyle de markanın yeni yüzünü oluşturuyor. Buna karşın, Çin, ABD ve Orta Doğu pazarlarında 630 beygir ve 900 Nm tork sunan 6.0 litre biturbo V12 motorlu Maybach S680 modelleri varlıklarını sürdürmeye devam edecek.

Rekabetin Değişen Yüzü
Sektörde Mercedes, V12 motoru en sona kadar taşıyan nadir üreticilerden biriydi. BMW’nin 7 Serisi’nde V12’ye veda etmesi ve Audi’nin W12 motorunu çok önceden rafa kaldırması, lüks segmentin elektrikleşme ve küçülme eğilimini gözler önüne seriyor. Mercedes’in bu adımı, markanın C Serisi AMG modellerinde dört silindirli ünitelere geçişi ve spor modellerinde hibritleşmeyi standart hale getirmesiyle birleştiğinde, otomotiv endüstrisinde yeni bir dönemin resmen başladığını kanıtlıyor.

Kaynak: www.automobile-magazine.fr
