Otomobil dünyasında bazı motor tasarımları var ki; karmaşıklıkları, güvenilirlik sorunları ya da pratiklikten uzak yapılarıyla kısa sürede unutulup gittiler. Peki, mühendislik sınırlarını zorlayan bu sıra dışı makineler neden ana akım haline gelemedi?

Otomotiv Tarihinin En Tuhaf ve Nadir Motor Tasarımları

Eunos Cosmo: Mazda’nın Tri-Rotor Macerası

Mazda’nın 90’larda lüks segmentteki temsilcisi Eunos Cosmo, döneminin çok ötesinde teknolojilere sahipti. Dokunmatik ekranlı GPS ve dahili TV gibi özelliklerin yanı sıra, asıl dikkat çeken nokta kaputun altındaki 300 beygir güç üreten tri-rotor (üç rotorlu) çift turbolu motoruydu. Ancak yüksek yakıt ve yağ tüketimi, mekanik ömrünün kısalığı gibi handikaplar, bu özel motorun sadece beş yıl üretilmesine neden oldu.

Volkswagen VR5: İhtiyaç mı, Mühendislik Çılgınlığı mı?

Volkswagen, 90’lı yıllarda kompakt modellerinde altı silindirli motor gücü ararken VR6’yı geliştirdi. Bunun daha küçüğü olarak tasarlanan VR5 ise, beş silindirli yapısıyla dikkat çekiyordu. 2.3 litrelik hacmiyle 150 ila 170 beygir güç sunan bu ünite, 1.8 litrelik turbo motorların performansı karşısında geri kalınca tarih sahnesinden silindi.

Otomotiv Tarihinin En Tuhaf ve Nadir Motor Tasarımları

Cizeta V16T: İmkansızın Sınırlarında

Egzotik otomobiller dünyasında Cizeta V16T, belki de en uç örnektir. İki adet Lamborghini Urraco V8 bloğunun birleştirilmesiyle ortaya çıkan 6.0 litrelik V16 motor, 540 beygir güç üretiyordu. 328 km/s hıza ulaşabilen bu devasa motor, enine yerleşimi ve 64 supaplı karmaşık yapısıyla sadece dokuz adet üretilen bu özel otomobile hayat verdi.

Otomotiv Tarihinin En Tuhaf ve Nadir Motor Tasarımları

Kaynak: www.automobile-magazine.fr