Otomotiv dünyasında elektrikli dönüşüm hız kesmeden devam ederken, Audi menzil uzatıcılı elektrikli araçlar (EREV) segmentinde ezber bozmaya hazırlanıyor. Alman üreticinin yeni patent başvurusu, geleneksel menzil uzatıcılı hibrit sistemlerin çalışma mantığını temelden değiştirmeyi hedefliyor. Mevcut EREV modellerinde içten yanmalı motor yalnızca bataryayı besleyen bir jeneratör görevi görürken, Audi’nin geliştirdiği konfigürasyon bu yapıyı çok daha karmaşık ve çok işlevli bir hale getiriyor.

Geleneksel Sistemlerden Farkı Ne?
Klasik bir EREV sisteminde tekerlekler doğrudan elektrik motoru tarafından tahrik edilir; içten yanmalı ünite ise sadece enerji üretimi için kullanılır. Audi’nin tasarladığı dört tekerlekten çekişli yeni sistemde ise, içten yanmalı motora bağlı olan jeneratör, aynı zamanda ön tekerlekleri çeviren bir elektrik motoru görevini üstleniyor. Bu hamleyle teorik olarak sistemdeki parça sayısının azaltılması hedeflense de, mühendislik gereksinimleri işleyişi oldukça karmaşıklaştırıyor.

Karmaşık Bir Mühendislik Dengesi
Yeni sistem, ön aks ile içten yanmalı motor arasında debriyaj benzeri bir mekanizma kullanımını zorunlu kılıyor. Zira ön taraftaki elektrik motoru, aynı anda hem tekerleklere güç verip hem de bataryayı şarj edemiyor. Bu durum, aracın sürekli dört çeker olmasını engellerken, özellikle düşük yol tutuş koşullarında elektronik yönetim sisteminin hatasız çalışmasını gerektiriyor. Volkswagen’in güncel tam hibrit modellerindeki teknolojiyle benzerlikler taşıyan bu patent, Audi’nin mevcut mikro, hafif ve şarj edilebilir hibrit yelpazesine alternatif mi yoksa sadece bir AR-GE denemesi mi olacak, zaman gösterecek.

Kaynak: www.automobile-magazine.fr
