Avrupa, önümüzdeki aylarda ciddi bir dizel tedariği sorunuyla karşı karşıya kalabilir. Morgan Stanley analistlerinin öngörülerine göre, kıtadaki dizel stokları kasım ayına kadar 2015 yılından bu yana kaydedilen en düşük seviyeye gerileme riski taşıyor.
Üretim Yapısı İthalatı Zorunlu Kılıyor
Almanya, 13 rafinerisiyle Avrupa’nın en önemli üretim merkezlerinden biri olmasına rağmen, dizel ihtiyacını yerel üretimle tam olarak karşılayamıyor. Ham petrolün rafinaj sürecinde benzin, gazyağı ve motorin gibi ürünlerin eş zamanlı üretilmesi, üretimi dizel lehine sınırsız şekilde artırmayı imkansız kılıyor. Bu nedenle, Amsterdam, Rotterdam ve Anvers (ARA) limanları üzerinden yapılan ithalat, enerji arz güvenliği için kritik bir rol oynuyor.
Yeni Tedarik Rotaları ve Riskler
Şubat 2023’te yürürlüğe giren Rusya ambargosu, Avrupa’nın ticaret rotalarını tamamen değiştirdi. Artık dizel; ABD, Hindistan, Körfez ülkeleri ve Türkiye gibi daha uzak coğrafyalardan tedarik ediliyor. Bu uzun tedarik zinciri; Hürmüz Boğazı veya Süveyş Kanalı gibi stratejik noktalarda yaşanabilecek herhangi bir aksaklığı, Avrupa dizel piyasası için doğrudan bir tehdit haline getiriyor.

Stratejik Rezervler Yeterli mi?
Uzmanlar, jeopolitik riskler ve rafinerilerdeki bakım çalışmaları nedeniyle arzın daralabileceği konusunda uyarıyor. Ancak bu durum, tüketicilerin hemen yakıtsız kalacağı anlamına gelmiyor. Almanya, Erdölbevorratungsverband (EBV) aracılığıyla 90 günlük net ithalatı karşılayacak stratejik petrol rezervlerine sahip. Yine de bu rezervler sadece büyük kriz durumlarında devreye giriyor; günlük fiyat dalgalanmalarında veya mevsimsel kıtlıklarda kullanılması beklenmiyor.
Kaynak: www.auto-motor-und-sport.de
