Alman otomobil üreticisi Ruf, efsanevi CTR3 modelini bambaşka bir boyuta taşıdı. Şirket, uzun süredir üzerinde çalıştığı 8 silindirli boxer motorunu nihayet tamamlayarak bu üniteyi özel olarak modifiye edilmiş bir CTR3 şasisine yerleştirdi. Pfaffenhausen’de test ettiğimiz bu özel B8 prototipi, sunduğu 1000 beygirlik güçle modern zamanların en safkan süper spor otomobillerinden biri olmaya aday.

Sadece Güç Değil, Bir Mühendislik Harikası

Ruf, standart altı silindirli motor bloğuna göre çok daha uzun olan yeni sekiz silindirli motoru sığdırabilmek için CTR3’ün gövdesinde ciddi yapısal değişikliklere gitti. Karbon ve alüminyumdan üretilen özel şasisi ve ortadan motorlu yapısıyla bu otomobil, geleneksel sürüş dinamiklerini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Biturbo beslemeli bu devasa güç ünitesini dizginlemek ise tam anlamıyla bir sürüş becerisi gerektiriyor.

Ruf CTR3 B8 Prototip Testi: 1000 Beygirlik Bir Canavarı Dizginlemek

Klasik Bir Ruh, Modern Bir Performans

Alois Ruf’un bizzat geliştirilmesine öncülük ettiği bu proje, otomobil dünyasında adeta eski bir Ferrari F40’ın günümüzdeki ruhani devamı gibi hissettiriyor. Elektronik yardımcıların ötesinde, sürücüyle doğrudan iletişim kuran mekanik bir vahşilikten bahsediyoruz. Ruf CTR3 B8, sadece hızlanma değerleriyle değil, sunduğu saf sürüş deneyimiyle de sınırlı sayıda üretilen diğer modelleri aratmıyor.

Kaynak: www.auto-motor-und-sport.de