Almanya’daki genel merkez binasının otoparkında şarj ünitesine bağlı duran onlarca elektrikli otomobil, bir sabah aniden yerini benzinli modellere bıraktı. Market devi Lidl’in de bağlı olduğu Schwarz Grubu, elektrikli filo stratejisinde radikal bir değişikliğe giderek çalışanlarına sağladığı elektrikli şirket aracı opsiyonunu geçici olarak askıya aldığını duyurdu.

Değer Kaybı Korkusu Satın Alma Modelini Vurdu

Normal şartlarda Almanya’da elektrikli araçlar için sunulan vergi avantajları ve düşük işletme maliyetleri, şirketleri bu modellere yönlendiriyor. Ancak Schwarz Grubu’nu bu karara iten temel sebep, elektrikli araçların ikinci el piyasasındaki yüksek değer kaybı oldu. Çoğu şirket operasyonel kiralama (leasing) yöntemini tercih ederken, Schwarz Grubu kendi filosunu satın alma ve daha sonra satma modelini uyguluyor. Dolayısıyla araçların piyasadaki ani değer kaybı doğrudan şirketin bilançosuna yansıyor.

Lidl'in Çatı Şirketi Schwarz'dan Elektrikli Araçlara Fren: Neden Vazgeçtiler?

Piyasa Koşulları ve Belirsizlik

Grup yetkilileri, otomotiv pazarındaki dalgalanmalar ve değişen yasal düzenlemeler nedeniyle yeni siparişlerde tamamen elektrikli modellere yer vermeme kararı aldıklarını belirtti. Şirket, bu durumun geçici olduğunu ve çevresel sorumluluk hedeflerinden vazgeçmediklerini vurgulasa da, kendi marketlerinde şarj istasyonları işleten bir devin böyle bir adım atması sektörde şaşkınlıkla karşılandı.

Lidl'in Çatı Şirketi Schwarz'dan Elektrikli Araçlara Fren: Neden Vazgeçtiler?

Fransa’da Durum Farklı

Almanya’daki bu stratejik geri adımın aksine, Lidl Fransa cephesinde işler planlandığı gibi ilerliyor. Fransa’daki LOM (Mobilite Yönlendirme Yasası) kapsamında belirlenen kotalar nedeniyle şirket, 3.700 elektrikli araca ulaşmak için 26 milyon euroluk dev bir yatırım yapacağını açıkladı. Bu durum, Avrupa’daki şirketlerin elektrikli dönüşüm sürecinde yerel yasal zorunluluklar ve ekonomik gerçekler arasında nasıl bir denge kurmaya çalıştıklarını gözler önüne seriyor.

Kaynak: www.automobile-magazine.fr